Ülkemizin 200’e yakın âşığıyla isim yapan Âşıklar Diyârı Zile’sini yakinen tanıyan biri olarak bu kültürün Ünye hinterlandında büyüteç altına alınmasını aslında geç kalınmış bir kültürel sorgulama olarak düşünüyorum. Bu vesileyle Ünye’nin Halk Âşığı ve Ozanlarını Hizmet Gazetesi tarafından yakında çıkarılacak olan 192 sahifelik “ÜNYE ŞARKI VE TÜRKÜLERİ” adlı kitabımda özet olarak okuyucularıma tanıtmaya çalıştım.
Aslında Halk Şâiri, Saz Şâiri, Halk Âşığı, Halk Ozanı ve THM Mahallî Sanatçısı terimleri arasında bir kavram anarşisi var!.. Türk Halk Müziği Mahallî Sanatçısı; kendi yöresine ait halk türkülerini yerel ağızla yani yöresel tavırla ses ve saz ile icra eden kişileri tanımlar ki Arif Deryal, Ebe Ayşe, Ahmet Sanlı, Hamdi Ocakdan, Özcan Avanoğlu, Ahmet Oral, Dursun Taşan, Ferda Ereren, Mahir’in Ahmet, Bağlamacı Sami Usta, Sami Soysal, Kalyoncuoğlu Recep (Töreli Hafız) ve Mustafa Gümüş bu uğurda Ünye yöresinde iz bırakanlardır.
Halk Şâiri; geleneksel olarak ve klâsik anlamda (saz çalmamaları nedeniyle) âşık - ozan tanımı içine girmeyen halk şâirlerini ifade ediyorsa da Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Âşıkları (Ozanları) tanımıyla; 1) Halk Âşığı – Ozanı, 2) Halk Şâiri, 3) Gelenek Aktarıcısı üçlemesini birlikte mütalâa etmiştir. Kulfani mahlâsıyla devleşen Mustafa Uğur Alan ve Âşık Ummanî mahlâsıyla ünlenen Fahrullah Yıldırak günümüz Halk Âşığı ya da Halk Ozanı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Arşivi’ne Kayıtlı Halk Ozanları Listesi’nde yer almayı başarabilmişlerdir.
Âşıklık geleneklerini; Mahlâs alma, Rüyâ sonrası âşık olma (Bâde içme), Usta – Çırak, Atışma – Karşılaşma, Leb – Değmez (Dudak Değmez), Askı (Muamma), Dedim – Dedi tarzı söyleyiş, Tarih bildirme, Nazire söyleme ve Saz çalma olarak özetleyebiliriz.
Türk Halk Müziği Mahallî Sanatçıları ve Halk Âşıkları (Ozanları) Değerlendirme Yönergesi’nde Doğu Karadeniz orijinli âşık - ozanları için : 1) Başlayış nedeni (rüyâ, bâde, aşk, kâbus, hastalık, çevre etkisi vb.), 2) Ustası olup olmadığı, 3) Çırağı olup olmadığı, 4) Usta malı bilip bilmediği, 5) Hikâye bilip bilmediği, 6) Profesyonel olup olmadığı, 7) Doğaçlama söyleyip söylemediği, 8) Yöreye özgü tür ve şekilleri bilip bilmediği (askı, muamma, dudak değmez, tecnis, divanî, nazire, atışma, satranç vb.), 9) Şiir ile ilgili terimler bilip bilmediği (ayak, kafiye, redif, kulak kafiyesi vb.), 10) Makam bilip bilmediği hususları dikkate alınır.
Saz şâirleri içerisinde geleneğe bağlı olanların çoğu âşık meclislerinde hikâye anlatırlar. Halk şiirinde âşıkların şiirlerini dörtlük düzenine göre söylemesi de gelenektendir. Yine dörtlük düzeninde hece ölçüsünü ve bu ölçünün yedili, sekizli, on birli olanlarını kullanmaları geleneğin belirgin örneklerinden olup, Halk Ozanı Hamdi Tanses’le Ünye’miz bu geleneği doyasıya taçlandırabilmiştir. Köyden kente geçişin sancılarında olgunlaşan ozanımız yaktığı türküler, yazdığı eserler, farklı aktiviteler ve yetiştirdikleriyle gururumuz olmuştur. Başarısının kaynağında yetiştiği ocağın, ustasının ve Anadolu Âşık Kültürü’yle bağlantısının etkisini yadsımamak gerekir. Aynı güzergâhta Fethi Gençalioğlu, Dursun Ali Akınet, Osman Çavuş unutulmaması gereken değerlerimizdendir.
Yaşamını halkla birlikte idame ettiren ozan, sazıyla sözüyle halkın sesidir. Toplumdaki olumlu ya da olumsuz gelişmeler, ozanın sazına, sözüne ve sesine konu olur. Ozanlarımız toplumun sorunlarını dile getirmek, olup biteni daha erken görme ve gelecek nesillere mesaj verme özellikleriyle de tanınmıştır. Böylece halka mal olmuşlardır.
Türk kültür hayatı üzerinde önce İslâm medeniyetinin sonra Batı medeniyetinin büyük tesirleri olmuştur. Bu kültür değişmeleri esnasında “millî” olan ile medeniyete ait olan unsurlar karşı karşıya gelmiş ve her kültür değişme hâdisesinde aydınlarımız halk edebiyatı ile yeni medeniyetin unsurlarını kaynaştırmak istemişlerdir. Bu itibarla Festivaller, ozanlarımızın boy göstermesi gereken arenalar olarak kabul görmüştür. Uluslararası üne sahip Halk Ozanı Hamdi Tanses’in festivallerimize bugüne dek çağrılmaması Ünye’miz için aslında bir bahtsızlıktır diye düşünüyorum!
Kültürümüz adına Ünye’de bir ‘Âşıklar Kahvesi’ açıp, burada ozan kültürü için gençlerimize eğitim verilmesi dilek ve temennisiyle sizleri türkü Türkü selâmlıyorum sevgili hemşerilerim…
- 10/03/2009 07:34 - Çocuklarınızla konuşun!
- 09/03/2009 13:17 - Kabadirek ve Dizdar beyi!
- 07/03/2009 12:41 - Ne Memleketli, Ne Gurbetli olduk!
- 28/01/2009 09:55 - Ünye Adları 65’i Buldu!
- 31/12/2008 11:28 - İlk Eczacı Ahmet rasim bey
- 19/12/2008 20:16 - Ünyenin internet yolculuğu

Yapılan son değerlendirmelere göre; sıcaklıklar, Türkiye genelinde 1 ila 3 derece artacak.
Sel felaketi nedeniyle zor günler yaşayan Pakistan halkı için tüm Türkiye'deki camilerde bayram namazı sonrası vatandaşlardan yardım toplandı.
Rusya'nın başkenti Moskova'da düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası'nda, grekoromen stil 74 kiloda altın madalya kazanan Selçuk Çebi, 1962'de Toledo'da ve 1963'te Helsinki'de dünya şampiyonu olan Tevfik...