İlk Eczacı Ahmet rasim bey

Henüz ilkokula daa başlamamıştım. 1960’lı yıllardı. Burunucu’nda anaannemlere giderdük ailecek. Piknik yapmak üzere de bazen Topyanı’na bazen Aynigola’ya bazen de Çamlaa giderdük.

Bi hafta sonu, şindiki Metooroloci binasının deniz tarafında piknik yapiiduk. U zaman Metooroloci binası da gurulmamışdı. Arazisi anaanemlerindi. Radar da Çamluk da unnarın tapusuz mülküydü. Feneraltı’na giden yolun kenarında bir dut ağacı bir de guyu vardı. İşte u guyunun dibinde annemler, teyzemler, cümbür cemaat eyleniiduk 1960'larda.

Deniz kenarında ya gelgelek (sel atığı küçük dal parçaları) toplarduk ya böörtlen ya da melevcen. Ben hiç rahat durmaz.. tayyare böcükleriynen kelebekleri govalar, cânelernen (küçük yengeç) gırbavraların (büyük yengeç) peşine dakulurdum. Golibisaları (karabatak) da daşlamayı unutmazdım tabi! Bazen de misinayı sallardım Topyanı’na.. en çok da urda Gorsilik balıı oliidu. İspari ise müdavimiydi zaten sahilimizin.

Piknik yerinin tam garşusunda çimenlik rampada bembeyaz mermer daşdan bi mezar buluniidu. Bakımlıydı.. etrafında nar aacı vardı. Tam emin deelim ama sanki mezar iki deneydi. Birinde Ahmet Rasim yaziidu.. bir edebiyatçının adı olduğundan unutmamıştım. Yıllar sonra Ressam Üzeyir KOYUN’un bir fotırafında mezarını görünce mezar daşındaki yazılarını okuma şansı buldum. Üzerinde şööle yaziidu : ECZACI CİNOĞLU AHMET RASİM BEY BURADA YATIYOR. 1858 – 1934. Ben dovmadan 22 sene önce vefat etmiş raametli.

İrfan IŞIK Hocamız ve Yüksel ŞEN Abimiz Suat Bey demişdi adını ama bu farklılık nereden geliidu, bilemi
dum. Mezarın etrafını sütunlara bavlantulu zincirnen çevürmüşlerdi. Anıt mezar gibiydi ve bembeyazdı.

U mıntıkada esgiden bi de MEDRESE varmış. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde buna dayir belgelere de rastlandı. Ruslar vaktiynen denizden bombalamış urayı. Yeri de Devlet Hasdanesi’nin önündeki eczanelerin bulunduu yermiş. Bi kişi bombalama sonucu hayatını yitürmüş urda.

Aşşasında Topyanu gayalıkları bulunii. Gine esgiden Yusuf Abi dalguçluk yaparkene dinamitnen kefal yakaliimuş hem de gosgoccaman kefaller. Bi gün derin dalmış ve vurgun yemiş ne yazık ki.. Allah raamet eylesin.

Dalışlarunda Ünyelü gençler bi yıvın top güllesi çıkariilarmış denizden. Bi denesi de bizim Keşaplı Sokak’taki evimizin ahırındaydı. 20 santim gutrunda (çapında) vardı, paslanmışdı. Gülleyi saklamaduk nedense.. una galana gadarın daa ööle şeyler saklamaduk ki şindi aklıma geldükçe içim cızz edii. Örneen; babam Çömlekçi Başustası Daşçı İsiyn’in yapduu çömlekler.. insan bi dene olsun saklar de mi? Sadece fotırafları galdı! Hepsi birer müzelik değerde folklorik ürünlerdi aslında.
            Annatduklarımın bi gısmını gördüm bi gısmını da duydum. Yazuya dökdüm ki ilkler unutulmasın.. gelcee galsın.

            Geçmişden gopmamak lâzım diye düşüniym! Ya siz?


Daha onceki haberler:
Daha sonraki haberler:

 

Yorum ekle