Emikli Öğretmen Orhan Poyraz, Ordunun Adına Türkü Yakılan Derelerine Evlerin Lağımı Akmasın Diye 5 Yılda Üçüncü Kez İmza Topluyor. Orduda Toplam 57 Dere Bulunuyor. Bunların İrili Ufaklı Çok Sayıda da Kolları Var. Bu Derelerin Birçoğu Ünye, Fatsa ve Ordu Merkezde Su Kaynağı Olarak Kullanılıyor.
Emikli öğretmen Orhan Poyraz, Ordu'nun adına türkü yakılan derelerine evlerin lağımı akmasın diye 5 yılda üçüncü kez imza topluyor. Ordu'da toplam 57 dere bulunuyor. Bunların irili ufaklı çok sayıda da kolları var. Bu derelerin birçoğu Ünye, Fatsa ve Ordu merkezde su kaynağı olarak kullanılıyor. Ancak bölgedeki birçok yerleşim birimi, lağımlarını, bu derelere akıtıyor. Bazı belde belediyelerinde bile evlerin atıkları hatta ahırlarındaki hayvanların atakları bile hiçbir işleme tabi tutulmadan doğrudan derelere bırakılıyor.Bu sorunun gerek bölgedeki çevre kirliliğine verdiği zararı gerekse toplumun sağlığını korumak için emekli öğretmen Orhan Poyraz, 5 yıldır örnek bir mücadele yürütüyor. Ulubey ilçesinin Kardeşler köyünde oturan emekli öğretmen yaklaşık 5 yıl önce derelerin temizliğine dikkat çekmek ve atıkların bırakılmasını önlemek içini imza kampanyası başlatmış. İlk başlarda halkın dikkatini çekmeyi başaran Poyraz'ın çabalarının sık sık unutulması kampanyanın tekrarını da zorunlu hale getirmiş.
Geçen sene bir kez daha konuya dikkat çekmek için imza toplayarak valiliğe başvuran Poyraz bu girişimlerinden sonuç alamamış. Ancak mücadeleden de yılmamış. Üçüncü kez imza toplayarak Ordu'nun adına türkü yakılan derelerin lağım akmaması, geleceğe temiz su kaynaklarının bırakılması için yeniden imza kampanyası için kolları sıvamış.
"Bu gidişle Karadeniz'in güzel çevresi kalmayacak onlar burularda lağım kokusundan yürüyemeyecek, torunlarıma değil çocuklarıma diyorum." şeklinde konuşan Poyraz, "Cennet ancak bu kadar güzel olabilir. Ama evlerin lağım ayakları ile kirletiliyor. Bunu nasıl izah edeceğiz ben bilemiyorum. Diyorsunuz ki Avrupa Birliği'ne gereceğiz. Bana göre zaten giremeyeceğiz de bile bile niye adamlara koz veriyoruz bizi birliğe almaları için." diye konuştu.
Türkiye'de bir çevre bilinci oluştuğunu aktaran Poyraz, "Ama çevre deyince ozon tabakası düşünüyor. Tuvaletlerin delikleri ırmaklara akıyor bunlara bakan yok. Bir de üstelik öyle bir çevre kanun yapmışsın ki herkese sorumluluk yüklüyor. Eğer bu gün bu sorunlara ilgisiz kalırsak yarın çocuklarımız ilgilenmek zorunda kalacak ve çok pahallıya mal edecekler derelerin temizliğini. 15-20 sene sonra suları temiz tutabilmek için trilyonları harcamak zorunda kalacaklar. Halbuki bugün alınacak küçük bir tedbir ile bu kirliğin önüne geçmek mümkün." diyerek ilgilileri göreve çağırdı.
Ordu'da 5-6 yıldır bu işle uğraştığını ifade eden Poyraz, "O zaman imza topladım vilayete çıktım. İlgilendiler geldiler halkı uyardılar. Bunu üzerine gereken yapılmaya başlandı ama zamanla unutuldu her şey eskisine döndü. Gene evlerin lağım ayakları derere akıtılmaya başlandı. Bunun üzerine geçen sene gene imza topladım vilayete çıktım. Bene ilgili kuruma havale ettiler ama ne gelen oldu ne de soran. Hiçbir kime demedi ki sen ne diyorsun sen kafadan bir senaryo mu yazdın yoksa böyle bir şey var mı?" diyerek ilgisizliğe tepki gösterdi.
DEVLET GELECEĞİ DÜŞÜNMEK ZORUNDA
Ordu'nun dereleri için yare en güzel türkülerden birinin yakıldığını hatırlatan Poyraz, "Ne diyor orada Ordu'nun dereleri aksa yukarı aksa. Peki lağım akan dereler için ne denecek. Gelecek çok çabuk gelir. Ben 15-20 sene sonra diyorum ya 15-20 sene sonra 15-20 saniye sonra gelir. Eğer bir tedbir alınmaz ise bu zaman ise boşa geçirilmiş zaman olur, heba edilmiş zaman olur ve çok yazık olur." dedi.
Türkiye'deki çevre kanunu incelediğini ve çok güzel bir kanun olduğunu aktaran Poyraz, ancak bunun uygulanmaması halinde bir anlamının olmadığına dikkat çekti. Burada yaşanan çevre felaketi için söylenecek çok şey olduğunu ifade eden Poyraz şöyle konuştu: "Ama ben 5 senedir söylüyorum, biraz da tatbikat görmek istiyorum. Bugün geç olmadan yarın güç olmadan bu sorunla ilgilenilmesi lazım. Evet bugün geç yarın güç bugün hiç maliyetsiz yapılacak bu dere temizliği 15-20 sene sonra trilyonlara mal olacaktır. İnsanımız da şimdi farkında değil bu derelerdeki kirliliğin. Hakta bana kızıyor kendini şikayet ettiğimi sanıyor. Ben bu dereye akıtma desem sana ne diyor. Onların 40-50 sene sonrasını düşüneceğini de sanmıyorum ama devlet düşünmek zorunda." dedi.
Kısa bir gezi için memleketi Ordu'ya gelerek derelere giden Gazi Üniversitesi Çağdaş Felsefeler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Poyraz da emekli öğretmenin çabasına destek veriyor.
Bu derelerde en fazla 10 sene önce yüzerken aynı zamanda temizliğinden dolayı suyun içildiğini belirten Prof. Dr. Poyraz kirliliğin boyutunu şu sözlerle ortaya koyuyor: "Böyle giderse bu suyu da bulamayacağız. Suyun bir hayat kayrağı olduğunu biliyoruz. Suyun kirlenmesi sadece suyun kirlenmesi olarak kalmıyor toprağın kirlenmesi hayatın kirlenmesi oluyor. Bizim gibi suyu aziz bilen bir bardak su içtiğinde 'su gibi aziz olasın' denen bir toplamda suyun bu şekilde kirletilmesi gerçekten ibret ve acı verin bir durum. Biz geçmişte akıl hastalıkların su tedavisi ile tedavi ederken bugün onu kirletiyoruz. Bir an önce bir şeylerin yapılması gerektiği görülüyor."
Orhan Poyraz'a imza veren isimlerin biri olan 7 yaşındaki Mehmet Buğra. Minik Buğra, daha önce kirli su gördüğünü ama bu gördüğünün en kirli su olduğunu ifada ediyor.
Orhan Poyraz, önümüzdeki aylarda Ordu'nun adına türkü yakılan derelerine evlerin lağım ayakları bağlanmaması için topladığı imzaları diğer hazırlıkları da tamamlayarak üçüncü kez Ordu Valiliği'ne teslim edecek.
Daha onceki haberler:
- 31/12/2008 07:45 - Ünyeliler; İstanbul’a aday oldu
- 31/12/2008 07:25 - Başkanlık için iddialıyım dedi
- 30/12/2008 09:19 - Adaylık için Nihat Şen adı geçiyor
- 30/12/2008 09:16 - Ünyespor bu sefer mağlup oldu 2-0
- 30/12/2008 09:10 - Numan Kurtulmuş Teşekkür etti
Daha sonraki haberler:
- 29/12/2008 11:31 - Hamarata başarılı siyasetçi plaketi
- 29/12/2008 11:07 - Saadet Partisi kurmaylarını topladı
- 29/12/2008 11:04 - Belediyeden iddialara cevap geldi
- 29/12/2008 10:52 - Başkanlık için, onların adı geçiyor
- 29/12/2008 10:44 - Seçimler yaklaşırken kılıçlar çekildi


