Saadet Partisi 20. dönem Ordu milletvekili Mustafa Hasan Öz, ile yaptığımız röportajda sorularımıza yanıt verdi. Mustafa hasan Öz röportajında önemle vurguladığı konu, Ünye ve Ünyelilerdi. Hasan Öz şimdi ne yapıyor? Hasan Öz - 1999 seçimlerinden sonra 2004 yılına kadar Ankara'da Fazilet Partisi ve Saadet Partisi Genel Merkez kadrosunda kurucu üye, Genel İdare Kurulu Üyesi ve Eğitim Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum.
2004 yılında Saadet Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Eğitim Başkanı olarak görevlendirildim. 4 yıldır bu görevimi sürdürüyorum. Mahalli seçimlerde İstanbul Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanlığı yaptım.Ticari faaliyet olarak da, şu anda Eminönü Mısır Çarşısı yanında Hasırcılar Caddesi'nde toptan fındık ve kuruyemiş ticareti yapmaya başladım. Bu işi Ünyeli fındık ticareti yapan Çıngıroğlu Necati Amcamızın oğlu Cengiz Bey ve torunu Nejat kardeşimizle birlikte yapıyoruz. Bir oğlum Samsun'da inşaat mühendisliği fakültesinde okuyor, ikinci oğlum da 8.sınıfta okuyor.Ünyelilerle bir araya gelebiliyor musunuz?Hasan Öz - Ünyelilerin İstanbul'da birçok sivil kuruluşu var. Bu kurumların zaman zaman organizeleri oluyor. Piknik, kahvaltı, sohbet, söyleşi programları, iftar, toplantı v.s. hepsine katılabildiğimi söyleyemem. Kimse tamamına katılamıyor zaten. Ama , zaman zaman , müsait olduğumda katılıyorum ve güzel anlar yaşıyorum. Ayrıca Başakşehir'deki Ünyeliler olarak da, her ay bir akşam bir araya gelmeye başladık. Ve ayrıca, internette Ünye Gönüllüleri Grubu da dünya çapındaki üyelerini bir araya getiriyor. Orada bir şeyler paylaşıyoruz.Ünyelilerin epeyce fazla olduğu İstanbul'da Ünyeli hemşerilerimiz sizce neler yapmalıdır?Hasan Öz - Şu anda zaten bazı kuruluşlar çeşitli organizasyonlar yapıyor. Dernek faaliyetleri ile. Ancak bunlar yeterli değil elbette ve bütün Ünyelileri de kapsamıyor. Zaman zaman da ilgisizlikten zayıf kalınıyor, yönetimler el değiştiriyor, faaliyetler askıya alınıyor, moraller bozuluyor. Bu işler dışarıdan görüldüğü gibi kolay işler değildir. Yıllardır böyle kuruluşlarda görev yaptım. Bu işler, fedakarlık, sabır, sevgi ve koşturma ister. Bir de tabi ilgililerden destek ister.En önemlisi de, Ünye adına kurulmuş sivil toplum örgütleri bağımsız, Ünye merkezli ve şeffaf olmalıdır. Hiçbir siyasi, ideolojik grup veya şahsa bağlı olmamalıdır. Ayrıca bu derneklerimizin üstünde bir konfederasyon oluşturulmalı, büyük projeler orada şekillenmelidir. Dernek sayısı da çoğaltılmalı, İstanbul'un her bölgesinde yapılanmalıdır Ünyeliler.Böylece yılda bir defa, konfederasyonun yönettiği, bütün derneklerin, dolayısı ile hemşerilerimizin katıldığı bir İstanbul Ünye Festivali (buluşması v.s) yapılmalıdır. Burada Ünyelilere yönelik akla gelebilecek her tür etkinlik gerçekleştirilmelidir. Bu müesseselerde Ünye'miz ve Ünyeliler için başarı ve kalkınma projeleri üretilmeli, elbirliği ile uygulanmalıdır.Ünye'yi eskiye göre nasıl buluyorsunuz?Hasan Öz - Gönlüm Ünye'mizi eskisinden daha kalkınmış, gelişmiş ve insanları daha huzurlu ve mutlu görmek ister. Ancak bugün ne yazık ki bunların hiçbiri yok. Bu da beni çok üzüyor.Bu yıl gittim. Şehri dolaştım, insanlara ve şehre baktım, büyük üzüntü ile çok kalmadan geri döndüm. En önemlisi de insanlar artık yanlışlara, hatalara tepki göstermekten, işin doğrusu gayret göstermekten, Ünye'ye sahip çıkmaktan, yani "Evin sahibi olmaktan vazgeçmişler". Hangi kurumda kim yetkili ise bildiğini yapsın, ne yaparsa yapsın demeye başlamışlar. Çünkü yetki ve siyasi güç insanları tanımaz, bildiğini yapar hale gelmiş. İnsanlar da sonuç alamayacağına inanmış ve çoğu insanımız da güçlüden yana olmaya karar vermiş. Bundan üzüntü duyanlar da, yapacak bir şey bulamamanın acısı içinde, geri çekilmek zorunda kalmış. Bence böylece Ünye, kendi gücünü, kültürünü, geleneğini ve eski kuvvetli yapısını kaybetmiş durumda.Ünye Belediyesi'ni, Hükümeti, Ordu Milletvekillerini ve Başkanın çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?Hasan Öz - Öncelikle bütün ülkemizde olduğundan daha çok Ordu ilimiz ve Ünye, mevcut iktidar partisine ve Belediye Başkanına, milletvekillerine çok büyük destek verdi. Bunun karşılığında da büyük çoğunlukla tek kelime ile "Maddi ve Manevi Kalkınma" bekledi. Çünkü kendilerini bulundukları noktaya getiren Milli Görüş hareketinden halkımız hep bunu gördü. Büyük destekle daha fazlasını istedi. Ancak Hükümetin bütün güç gösterilerine, medyayı, rantiyeyi, dış güçleri yanlarına almalarına rağmen, bir gerçek var ki, şimdiye kadar yaşanmamış maddi ve manevi tahribat ve yıkılmışlık söz konusu. Sıralarsak sonuç şu: Bağımsızlığımız bu kadar tehlikeye girmemişti.Ekonomik göstergelerde milli gelirin artışı, ülkemizde sadece halkı eziyor. Bu da gelir dağılımındaki inanılmaz uçurumu, zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olmasını ortaya koyuyor. Bu, hesabı verilemeyecek bir durumdur. Detaylarına girme şansımız yok.Milli Görüş hükümetleri ve belediyeciliğinin efsane hizmetleri gitmiş, yerine kırk yıldır mücadele ettiği rantiye, dış güçler, işbirlikçileri düzeni getirilmiştir. Bundan daha büyük bir vebal olamaz. Halkın desteğinin tek açıklaması var: Bütün menfi güçler birleşmiş, bunları destekliyor, halkımız da başka bir güç göremiyoruz diyerek, uyuşturularak teslim alınıyor. Bunun dönüşümü ve patlaması büyük olacak bence.Hiçbir dönemde ülkemiz bu kadar dışarıya (AB, ABD, Siyonizm) bağımlı olmadı. Hiçbir dönemde manevi tahribat (misyonerlik, ılımlı İslam, dinler arası diyalog, inançtan taviz, dürüstlükten taviz) bunların dönemindeki kadar olmadı… Acı çekiyorum vesselam…Belediye çalışmalarını değerlendirmeye gerek bile duymuyorum. Halk taktir etsin. Durumdan şikâyet etmeye kimsenin hakkı yok. Destek verenler de suçludur destek vermeyip de iyi çalışmayanlar da. Halk olarak bence kendimizi gözden geçirmeliyiz… Bir karar vermeliyiz…. Dünyanın en iyi konumunda bulunan vatan toprağımız, yine dünyanın en büyük zenginliklerine sahip. Ayrıca önünde dünya lideri olma fırsatı var. Bunu yeniden keşfedip harekete geçilmelidir. Biz bunu yapabiliriz. Millet olarak inanalım, karar verelim ve fedakarca, cesurca uygulayalım yeter. Tıpkı Osman Bey gibi, tıpkı Çelebi Mehmet gibi, tıpkı Kurtuluş Savaşı veren aziz dedelerimiz ve kahramanlarımız gibi.Ünyelilerin buluşma noktası, Ünye Haber Postası için neler söylemek istersiniz.Hasan Öz - Gazetecilik çok önemli bir iş. Ben bu işi yirmi yıl yaptım. Dışarıdan görüldüğü gibi kolay değildir. Zordur ama dürüst yapılırsa çok faydalı ve şerefli bir iştir. En önemlisi de istifade edenlerin desteğidir. Ünye için, Ünyeliler için çıkarılan bu gazete sadece Ünye ve Ünyelilere topyekun hizmet etmelidir. Şahsa, menfaate, çıkar çatışmasına, korkuya değil. Böyle yapılabilirse çok onurlu bir iş yapmış olursun. Temennim uzun süreli yaşamasıdır, Ünye'ye güzel hizmetler yapabilmesidir, Ünyeliler tarafından sevilmesi ve desteklenmesidir. Bu yolda üstün başarılar diliyorum. Cesaretinizden dolayı da tebrik ediyorum. Ve bu vesile ile okuyucularınıza, hemşerilerimize, Ünyelilere selamlarımı, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. Okuyucularınızla bazı şeyleri paylaşma fırsatı verdiğiniz için de size çok teşekkür ediyorum.